ARDAHAN OVAPINAR KÖYÜ
Gönderen admin - Aralık 01 2007 - 02:00:00


Ardahan Ovapınar Köyü
Ardahan İlimiz Doğu Anadolu Bölgesinin kuzeydoğusunda ve 1800 metre yükseklikte yer alır. Doğusunda Gürcistan ve Ermenistan, Güneyinde Kars ve
Erzurum, Batısında ise Artvin ili sınır teşkil etmektedir. Arazi yapısı bakımından Ardahan Doğu Anadolu'nun en dağlık ve engebeli arazi yapısına sahiptir. Şehir merkezi kendi adını taşıyan ve ortasından Kür (Kura) nehrinin geçtiği bir ovada kurulmuştur.


Haber Metni



Ardahan da yağışlar; kışın kar, yılı diğer mevsimlerinde yağmur olmak üzere her mevsimde görülmekle birlikte en fazla yağış Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına denk gelir. Kış mevsimi genellikle Ekim ayında başlayıp, Nisan ayı sonuna kadar sürmektedir.
İl genelinde Kısır dağının çevresi hariç diğer dağların hemen hemen çoğunun kuzey yamaçları saf sarıçam ormanları ile kaplıdır. Ardahan'ın kuzey kesiminde Yalnızçam Dağları, güneybatı kesiminde ise Allahuekber Dağlarının uzantıları bulunmaktadır.
Ovapınar Köyünün kuruluşu çok eskilere dayanmaktadır. Köyün 1830'lara dayanan bir geçmişi vardır. Eski ismi Bağdat olarak geçmektedir. Ardahan'ın merkez köylerinden olup Ardahan Ovasının tam ortasında yer almaktadır. Etrafında Tepeler Köyü ve Akyaka Köyü ile Güzçimeni bulunmaktadır. Ardahan merkeze uzaklığı 9 km.dir. Ardahan'ın köylerini merkezinden birbirine bağlar. Ovapınar Köyünün eski adı Bağdat'tır. Ovapınar Köyü, Ardahan'ın diğer köylerinde olduğu gibi 1950'li yıllardan sonra Büyük şehirlere göç vermeye başlamıştır.
Köyümüzden özellikle Ankara, İstanbul, İzmir ve Bursa illerine göçler olmuştur. Ayrıca yurt dışına da işçi olarak göç olayı meydana gelmiştir. Bu göçlerin en önemli nedenlerini şöyle sıralayabiliriz:

- Herhangi bir sanayi kuruluşunun olmayışı
- Geçimin sadece hayvancılığa dayanması
- İlk zamanlarda yeterli olan tarım arazisi ve meraların nüfus artınca yetersiz kalması
- Eğitim ve öğretim sisteminin yetersiz olması
- İklim şartlarını elverişsiz oluşu ve ağır kış şartları
- Yurt dışına işçi olarak gidenlerin, yatırımlarını Büyük şehirlere yapması ve benzeri nedenler






















Köyümüze Ait Yer İsimleri

Köyümüzü 3 mahalle olarak ayırmak mümkündür. Bunlar yukarı mahalle, Orta mahalle ve Aşağı mahalle dir. Köyümüzdeki bazı yer isimleri şunlardır:

Kara Güney,
Şiraz,
Hoşavcı,
Cami Tarlaları,
Köyün Önü,
Göller,
Kılıçoğlu,
Çimli,
Posalar,
Topçuoğlu,
Gavur Mezarlığı,
Şosun üstü,
Napuzarlar,
Şoraklar,
Tilki Yuvaları,
Tavşan Tepe,
Zoronon Deresi,
Küçük Meşe,
Kızılkaya,
Haco,
Tekçam,
Mürzenin Deresi,
Çatal Dere...



















Yöremize Ait Bazı Yemekler
------------------------------

Bizim oranın yemek kültürü ağırlıklı olarak tahıl, et ve hayvansal ürünlere dayanmaktadır. Tahıl ürünü olarak en çok arpa ile buğday kullanılır. Kaz etinin köyümüzde ayrı bir yeri bulunmaktadır. Sığır ve koyun eti de yaz aylarında taze, kış aylarında da kavurma olarak fazlaca tüketilir. Sebze cinsinden gıda maddelerinin başında ise patates, kuru fasülye ve soğan gelir.
Yöremize ait bir çok yemek çeşidi bulunmaktadır. Bunlardan çorba olarak ayran aşı, hel-le aşı, ve purşuk çorbası; hamur işi olarak bişi, mafiş, kayıtma, hingal, kete ve katmer; tatlı olarak da lokum tatlısı, irmik helvası, un helvası ve hasutayı sayabiliriz.





















Etli Mantı (Hingal-Ğinkal)
--------------------------
MALZEMELERİ : Kaz eti (Bunun yerine dana eti yada kıyma kullanabiliriz), 2 baş soğan, 2 yumurta, yeteri kadar un, tuz, su, isteğe bağlı karabiber, kimyon, nane
YAPILIŞI : Una 2 yumurta, tuz ve su katılarak kulak memesi kıvamından daha sert bir hamur elde edilir. Bu hamur üç yada dört pazuya (künde) bölünür. Bu kündler yufkalar halinde açılarak karelere bölünür. Diğer tarafa hazırlanmış olan etimiz bu karelere fındık büyüklüğünde yerleştirilir. Daha sonra bunlar bohça şeklinde kapatılır. Bir tencerede su tuz ilave edilerek kaynatılır. Kaynayan suya mantılar atılır. 10-15 dakika bu şekilde pişirilir. Pişen mantıları süzdürerek servis tabağına alınır. Üzerine tavada kızartılmış tere yağı (yoksa margarin) dökülür. Yanında yoğurtla beraber servis yapılır.

Pişi
-----
MALZEMELERİ : Un, tuz, maya, su, yağ
YAPILIŞI : Un, tuz, maya ve su karışımı ile kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edilir. Hamur ekşimeye bırakılır. Hamur mayalanınca, derince ve büyük bir tavanın yarısına kadar yağ doldurulur, bu yağ yüksek ateşte kızdırılılır. Hamurdan küntler alarak oklava yardımıyla tavanın genişliğinde açılır, ortasından delinir. Kızgın yağda kızartılır. Servisi sıcak yapılır. Ayrıca yanında kaz olursa yemesi daha da güzel olur.


Köyümüzde Kullanılan Bazı Eşya İsimleri
---------------------------------------------
GOLOP : Ağaçtan yapılmış yoğurt kabı
SİTİL : Yoğurt kabı
TEŞT : Saç leğen
YAŞİK : Ağaçtan yapılan kasa
VEDİRA : Su kovası
GUŞGANA : Tencere
HERZAL (ĞERZAL) : Tekerleksiz el arabası
İSTOL : Yer sandalyesi
PEŞKİR : El havlusu
BİŞKA : Kibrit
FURĞUN : Öküz arabası
İŞKAP : Dolap
KERSEN : Hamur teknesi
TEREK : Raf
KAYIŞ : Kemer
MİNTAN : Gömlek
KÜSGİ : Ağaç sırık
YABA : Beş parmaklı ağaç dirgen
NAT : Tırpan sapı
SAMİ : Boyunduruğa takılan ağaç yada demir çubuk
SAMBAĞI : Samileri bağlayan ip
TAPAN : Sürülmüş tarlayı düzeltmeye yarayan tahta kalas

























Yöremize Ait Bazı Deyimler
--------------------------

ABAD OLMAK : Gelirden memnun kalmak
ANDIRA KALSIN : Uğursuz olan şeylerin sonu gelsin
BARÇ ETMEK : Seslice şapırtarak öpmek
EEBELE GEL : İşte böyle bu yana gel
ENDEZE OLMAK : Oyalanmak
GADAN ALEM : Dertlerini ben üstüme alayım
GECEN ĞEYİRE KALSIN : İyi geceler
GÜMAN ETMEK : Umut etmek, ümitlenmek
HELEK OLMAK : Yorgun düşmek
OLA ÇABUK KAÇ : Hemen uzaklaş
PEŞİNE GİTMEK : Arkasından gitme,takip
SEĞİRTMEK : Çabuk gitmek
TORPAK BAŞINA : Ölesin, mezara giresin
VERAN KALSIN : Harabe olsun
MURUSLARINI DÖKMEK : Suratını asmak
GOMBA DÖNMEK : Takla atmak
GAJ GÖZ : Çakır göz
GURUĞ TAVUK : Anaç tavuk
HINGILIM ÇIKARMAK : Gereksiz hareketler ve işler

KÖYÜMÜZÜN GEÇMİŞ MUHTARLARI
--------------------------------------

Kurban Vatancı
Muzaffer Özdemir
Sıddık Özdemir
İsmail Kardeş
İdris Sarıçam
İlimdar Kaya
Enver Özdemir
Enis Aşık
Atalay Kardeş
Ahmet Kaya
Hökümdar Özdemir
KÖYÜMÜZDEKİ BAZI SÜLALELER
-----------------------------------


Asık Hüseyinler

Ayvazlar

Araslar

Ciyalar

Ğırantlar

Gosrolar

Golliler

Gınaçalar

Hasan Oğulları

Hurdalar

Kasaplar

Kayalar

Köleler

Kenanlar

Koçali Oğulları

Melkonlar

Lippolar

Vaklalılar

Sivriler

Saltürkler



KÖYÜMÜZDEKİ BAZI USTALARIMIZ
--------------------------------------





Muharrem Sarıçam : Nalbant Kırık çıkık
Aziz BALKAYA : Baytar
Zeko Usta : Furgun ustası ve marangoz
Hasan Usta : Furgun ustası ve marangoz
Abduraman usta : Furgun ustası ve marangoz
Laçin emmi : Dişçi ( Malzemesi Kelpeten)
Nazım Özdemir : Ortopedi
Mahmut Kızılkaya: Köyün kasabı,kavurma ve
Hafız Doğancı : Ardahan yöresi zurna ustası

KÖYÜMÜZÜN AŞIKLARI
------------------------

Aşık Hüseyin
Teminder ağa
Aşık Şükrü
Aşık Nayım
Aşık Kasım ( Aynı zamanda pehlivan)


YÖREMİZE AİT FIKRALAR
---------------------------

BUJLANMA
Annesi hastalanınca köylümüz doktora götürmüş. Oldukça yaşlı olan anneyi doktor muayene eder ve nineye ;
-Şikayetin ne teyze, diye sorar.
Yaşlı Kadın :
-Ayaklarım bujlanıyor, oğlum der.
Bizim bu yöresel kelimemizden hiçbir şey anlamayan doktor bu sefer ninenin oğluna sorar. Adam :
-Yani doktor bey, demek istediki ; ayaklarım gejerleniyor. Dikine duramıyorum.

Not: (Bujlanma-Gejerlenme= Uyuşma)



GAZ ÇIKARMA
Yine hasta bir ninemiz doktora gider. Doktor nineyi muayene ettikten sonra sorar :
-Teyze gaz çıkarabiliyormusun ? Ninemiz Doktor Beyin, yüzüne bakarak şöyle der :
-Oğlum kaz sana kurban olsun. İstediğin kadar çıkarayım.