EVLENME :
Kız Saraflama (Zarraflama) :
Evlilik çağına gelen erkek çocuğun ailesi, çocuklarına ve ailelerine uygun bir
gelin bulma arayışına girerler. Gelin adayı genellikle, evlilik çağına gelen
evladın beğendiği, ailenin uygun bulduğu veya yakın çevreden tanıdıkların
tavsiye ettikleri bir kız olur. Uygun aday bulunduğunda erkek tarafından
kadınlar bir bahane bularak kız evine gider, kızın kendi aileleri için münasip
olup olmadığını araştırırlar. Bunun içinde çeşitli oyunlar denerler. Kızın
gözlerinin sağlamlığını öğrenmek için iğneye iplik taktırırlar; uzaktan
konuşmaya çalışarak kulaklarının iyi işitip işitmediğini, evin temizliğine
bakarak kızın çalışkan olup olmadığını öğrenirler. yemeklerine bakarak
maharetli olup olmadığını anlarlar.
Kız İsteme :
Uygun gelin adayı bulunduğunda kız tarafına haber gönderilerek kız
istemeye gidilir. Erkek tarafı münasip bir dille ziyaretin amacını dile getirir.
Bunun üzerine kız tarafı düşünmek için süre ister. Bu süre içerisinde
yakınlarının düşüncelerini alır ve erkek tarafı hakkında gerekli araştırmaları
yapar. Eğer yapılan araştırmalar müspet olursa erkek tarafına haber
gönderilerek yeniden davet edilir.
Beh Takma :
Bu davet üzerine erkek tarafından kız istemeye giden kişiler, tekrar kız
evine giderler. Erkek tarafı kız evine giderken yanlarında “beh” denilen ve
manevi değeri olan eşyalardan oluşan bir hediye paketi götürür. Kız tarafı
da aynı şekilde kendi “beh” ini hazırlar. Kız tarafı gerekli ikramları
yapar ve sonunda karşılıklı olarak “beh”ler verilerek şerbet içilir.
Söz Kesme :
Söz kesme olayı genelde “beh takma” işinden 3-4 hafta sonra olur.
Söz kesme işinde nişan tarihi, çeyiz miktarı başlık parası, şişlik ve diğer
eşyalar konuşulur, düğüne ne kadar atlı getirileceği karara bağlanır.
Bu iş her iki tarafın vekil ettiği kişilere tarafından karara bağlanır.
Nişan :
Erkek tarafı söz kesme sırasında belirlenen tarihte, kararlaştırılan nişan
hediyelerini alarak kız evine gider.Nişan veya düğün için erkek tarafından
kız tarafına gidenlere “atlı” denir. Bu isim, bu kişilerin kız evine atla
gitmelerinden kaynaklanır. Nişan için erkek tarafı genellikle altın, bilezik,
yüzük gibi ziynet eşyaları ile elbiselik ve ayakkabı gibi giyecekler götürür.
Kız tarafı da kızın kendi el emeği olan çorap, atkı, kazak, başlık gibi
eşyalardan misafirlere hediye eder. Ayrıca bu hediyelerden damat
adayına da gönderilir. Nişan sırasında gelin misafirlere nişan şerbeti
ikram eder, atlılar da karşılığında “şerbet parası” olarak bir miktar
para verirler
Başlık-Şişlik:
Geleneksel düğünlerde erkek tarafından kız tarafına ödenen ‘başlık’
geleneği, günümüzde artık sürdürülmemektedir. Başlıkla birlikte erkek
tarafı, düğün hazırlıkları için kız tarafına “etlik ve şişlik” olarak koyun,
sığır ve yemeklik eşyalar verir.
DÜĞÜN ( TOY ) :
Atlı Yığma : Düğün hazırlıkları tamamlanıp düğün günü geldiğinde davet
edilen atlılar erkek evinde toplanırlar. Yaşlılar aşıkların bulunduğu odaya,
gençler ise davul-zurnanın çalındığı yere götürülür. Atlılar düğün evinin
uzağında karşılanır, atlı havası ile düğün evine getirilir, düğün evindeki
eğlenceden sonra akşam vakti gelince de komşular tarafından gece
yatısına götürülür. Hazırlıklar tamamlandıktan sonra kız evine doğru yola çıkılır.
Kız evine yaklaşıldığında o yörenin delikanlılarınca gelenler karşılanır.
Kına Gecesi :
Kına gecesi, gelinin baba evinde geçireceği son gece olup, bu gecede gelinin
eline kına yakılır. Kına yakılmadan önce gelen misafirlere çerez, şeker,
helva gibi ikramlarda bulunulur. Sonra gelin; kına yakılacak odaya
tabaklar içinde yanan mumlar taşıyan genç kızların eşliğinde gelir ve orta
yerde bir sandalyeye oturtulur. Gelinin kınası başı bozulmamış
( dul olmayan ) bir kadın tarafından hazırlanır. Genç kızlar ve kadınlar
ayrılık, hasret kokan mani ve türküler söylerler. Odadakiler mani ve
türkülerini söylerken gelinin kınası yakılır ve yine başı bozulmamış
bir kadın tarafından sarılarak bağlanır.
Nikah töreni bittikten sonra çeyiz yayma işlemine geçilir. Çeyiz sandıkları
ve bohçaları odanın orta yerine konulur. Erkek ve kız tarafının çeyizleri
ayrı ayrı yazılarak değerleri belirlenir. Bu liste iki nüsha olarak hazırlanır.
İmam, muhtar ve iki şahit tarafından imzalanarak biri erkek tarafına
diğeri kız tarafına verilir.
Gelin Götürme :
Kız evinden oğlan evine hareket günü geldiğinde, sabah erkenden
araçlar hazırlanır. Araç olarak kışın at kızakları(zanka) yazın ise atlı
arabalar hazırlanır. Gelin evden çıkarken “ gelin ağlatma “ havaları çalınır.
Kızın annesi hem ağlar hem de kızına öğütler verir. Kızın erkek kardeşi ise
gelinin beline gümüş kemer bağlar. Kemeri bağlayana toy babası veya
sağdıç tarafından bahşiş verilir. Gelinin yüzü al renkli ipek bir duvak ile
örtülür ve gelin, iki yengesi tarafından itina ile getirilerek gelin arabasına
bindirilir. Dualar ile yola çıkarılarak oğlan evine getirilir.
Gelin Karşılama :
Gelin alayı düğün evine geldiğinde gelinin ayağını basması için bir bakır
kazan ters çevrilir ve üzerine tahta kaşık veya çay bardağı konulur.
Gelin inerken buna basar ve kırmaya çalışır. Kıramaması uğursuzluk sayılır.
Gelin iki yenge tarafından arabadan indirilirken damat ve sağdıç, daha
önce hazırladıkları bozuk para ve çerezleri onların çevresine atarlar.
Bu arada gelin inerken kaynana da gelinin önünde oynar. Gelin eve
geldikten sonra çalgılar çalınır, oyunlar oynır. Gece damadın arkadaşları
ve gelen atlılar sağdıcın evinde toplanır, güvey tıraşı yapılır. Bu eğlenceler
gece yarısına kadar sürer.
Duvak Açma :
Ertesi gün kuşluk vaktinde duvak açma töreni yapılır. Gelin düğün yerinde
ortada bir sandalyeye oturtulur. Başında duvağı bulunur. Çalgılar çalar,
oğlan sağdıcı “beşaçılan”, “karabağ” ve “ hançerbarı” oyunlarından birini
gelinin etrafında dönerek oynar. Bir yandan da elindeki hançer ile gelinin
duvağını yavaş yavaş açar.
Gelinin Takdimi ve Yüz Görümlüğü :
Duvak açma töreni bitip herkes dağıldıktan sonra ev halkı toplanır. Kız
yengesini temsilen bu işi yapacak kadınlardan biri orta yere gelir, elini
havaya kaldırarak çalgıcıları susturur. Ya sözle ya da türkü makamı ile
şöyle der:
Gelin diyer yoktur atam
Koyunum yok koça katam.
Bu söz üzerine kayınpeder öne çıkarak :
Men kaynatan senin atan,
Gelin hoş geldin hoş geldin,
Yavrum hoş geldin hoş geldin,
Bize hoş geldin hoş geldin,
Dedikten sonra “Benim tarafımdan gelin kızıma on tane kuzulu koyun,
nesilden nesile onun olsun” diyerek gelinin yüz görümlülüğünü verir.Bu
olay sırayla kaynana, kayınbirader ve görümce için de yapılır.
Yüz görümlülükleri verilerek yenge ve sağdıçlar da alınarak bar tutulur
ve düğün sona erer |