OVAPINAR ( BAĞDAT KÖYÜ ) KÖYÜ KÜLTÜREL VE SOSYAL DAYANIŞMA DERNEĞİ
ANA SAYFA · SİTE YÖNETİM İLETİŞİM · ZİYARETÇİ DEFTERİ · RESİM GALERİSİ · RADYO OVAPINAR · VİDEOLARSalı, Eylül 07, 2010
Ana Menu
ANA SAYFA
MAKALELER
DOSYALAR
S.S.S
FORUM GİRİŞ
SİTE YÖNETİM İLETİŞİM
ZİYARETÇİ DEFTERİ

DERNEKLERİMİZ
DERNEKLERİMİZİN YÖNETİM KURULLARI
FIKRALARIMIZ
ŞİİRLERİMİZ
YÖRESEL ŞİVEMİZ
YÖRESEL YEMEKLERİMİZ
YÖRESEL ETKİNLİKLER
TÜRKÜLERİMİZ
GEZİLECEK YERLER
ATASÖZLERİMİZ
ATATÜRK KÖŞESİ
RESİM GALERİSİ
TEKÇAM EFSANESİ
YÖREMİZE AİT DEYİMLER
EŞYA İSİMLERİMİZ
KÖYÜMÜZDE YER İSİMLERİ
ARDAHAN KÖY İSİMLERİ
GELENEKLERİMİZ
SAYILI GÜNLER
ARDAHAN YÖRESİ KARGIŞLAR
BİLMECELERİMİZ
AŞIKLARDAN ŞİİRLER
VİDEOLAR
Misafir
Kullanıcı Adı

Şifre

Beni Hatırla



Kayıt Ol
Kayıp Şifre ?
Site Durumu
Kayıtlı Üyeler : 662
Misafirler : 6
En Yeni Üyemiz : deneme1

Kayıtlı Üye :
BINALI KILIC 1 Gün Önce
ardahanli 1 Gün Önce
ozturkaslan 2 Gün Önce
kenankardes 4 Gün Önce
onder aslan 4 Gün Önce
deneme1 4 Gün Önce
GURKAN SARICAM 5 Gün Önce
orhan8709 5 Gün Önce
buca 1 Saniye Önce
ceto 1 Saniye Önce
ZİYARETÇİ SAYACI

YARARLI LINKLER
Linux Hosting ardahan haber göle haber eczane dekor havalandırma kozmetik server rack kabin ardahan ardahan haberleri ardahan emlak
ATATÜRK KÖŞESİ



1881
Mustafa'nın Selanik'te dünyaya gelmesi. 
 
1893
Mustafa Selanik'teki Askeri Hazırlık Okuluna başlar ve burada öğretmeni
tarafından kendisine ikinci ismi "Kemal" verilir.

1895
Mustafa Kemal Manastırdaki Askeri Liseye başlar. 

1899 
Mustafa Kemal İstanbul'da Harbiye'nin hazırlık sınıfına başlar. 

1902
Mustafa Kemal Harbiye'den mezun olur ve buradan sonra Harp 

Akademisine devam eder.

11 Ocak 1905 
Mustafa Kemal Harp Akademisinden Kurmay Yüzbaşı olarak mezun 
olur ve Şam'da bulunan Beşinci Orduda görev almak üzere Şam'a 
gönderilir. 
 
Ekim 1906
Mustafa Kemal ve arkadaşları Şam'da "Vatan ve Hürriyet" adıyla gizli bir
dernek kurarlar.

Eylül 1907
Mustafa Kemal Üçüncü Orduya tayin edilir ve Selanik'e gönderilir. 

13 Eylül 1911
Mustafa Kemal İstanbul'daki Genel Kurmaya tayin edilir. 


9 Ocak 1912
Mustafa Kemal Libya'daki Tobruk taarruzunu başarılı bir şekilde yönetir. 

25 Kasım 1912
Mustafa Kemal Hareket Başkanı olarak Akdeniz Boğazları özel

 Kuvvetlerine atanır.

27 Ekim 1913
Mustafa Kemal Sofya'ya Askeri Ataşe olarak atanır. 

25 Nisan 1915
İttifak Devletleri Arıburnuna çıkarma yaparlar ve Mustafa Kemal 
Tümeni ile ilerlemelerini durdurur.

9 Ağustos 1915
Mustafa Kemal Anafartalar Grup Kumandanlığına getirilir. 

1 Nisan 1916
Mustafa Kemal Tuğgeneralliğe terfi eder. 

6-7 Ağustos 1916
Mustafa Kemal Bitlis ve Muş'u düşmandan geri alır. 

31 Ekim 1918
Mustafa Kemal Yıldırım Orduları Grup Kumandanı olur. 

30 Nisan 1919
Mustafa Kemal Erzurum'da bulunan Dokuzuncu Orduya geniş yetkilerle
Müfettiş olarak atanır.

16 Mayıs 1919
Mustafa Kemal İstanbul'u terkeder. 

19 Mayıs 1919
Mustafa Kemal Samsun'a ayak basar. 

8 Temmuz 1919
Mustafa Kemal gerek Üçüncü Ordu Müfettişliği görevinden gerekse 
ordudan istifa eder. 

23 Temmuz 1919
Mustafa Kemal Erzurum Kongresi Başkanlığına getirilir.

4 Eylül 1919
Mustafa Kemal Sivas Kongresi Başkanlığına getirilir. 

27 Aralık 1919
Mustafa Kemal İcra Heyeti ile Ankara'ya gelir. 

23 Nisan 1920
Mustafa Kemal Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisini açar. 

11 Mayıs 1920
Mustafa Kemal İstanbul hükümeti tarafından ölüme mahkum edilir.  

5 Ağustos 1921
Mustafa Kemal Büyük Millet Meclisi  tarafından Başkumandan 
olarak atanır. 

23 Ağustos 1921
Türk birliklerinin Mustafa Kemal tarafından yönetildiği Sakarya 
savaşı başlar. 

19 Eylül 1921
Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal'e Mareşal rütbesi ile Gazi
unvanını verir. 

26 Ağustos 1922
Gazi Mustafa Kemal Büyük Taarruzu Kocatepe'den yönetmeye 
başlar. 

30 Ağustos 1922
Gazi Mustafa Kemal Paşa Dumlupınar savaşını kazanır. 

10 Eylül 1922
Gazi Mustafa Kemal İzmir'e girer. 

1 Kasım 1922
Büyük Millet Meclisi, Gazi Mustafa Kemal'in Hilafetin kaldırılması
Yönündeki önerisini kabul eder.  

14 Ocak 1923
Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde Hanım İzmir'de vefat eder. 



29 Ekim 1923
Türkiye Cumhuriyetinin ilan edilmesi ve Gazi Mustafa Kemal'in 
ilk Cumhurbaşkanı seçilmesi. 

24 Ağustos 1924
Gazi Mustafa Kemal İstanbul Sarayburnu'nda ilk kez şapka giyer.  

9 Ağustos 1928
Gazi Mustafa Kemal Sarayburnu'nda yeni Türk Alfabesi ile
ilgili konuşma yapar. 

12 Nisan 1931 
Gazi Mustafa Kemal Türk Tarih Kurumunu kurar. 

12 Temmuz 1932
Gazi Mustafa Kemal Türk Dil Kurumunu kurar. 

16 Haziran 1934
Büyük Millet Meclisi bir yasa geçirerek Gazi Mustafa Kemal'e
 "Atatürk" soyadını verme kararı alır.

10 Kasım 1938
Atatürk vefat eder.
 

 ATATÜRK İLKELERİ 
       
         Atatürk ilkeleri, altı başlık altında toplanabilir.

CUMHURİYETÇİLİK

         Kemalist devrimler siyasi bir devrim niteliğindedir ve çokuluslu
bir imparatorluktan Türkiye ulus devletine geçiş gerçekleştirilmiş ve 
böylece Modern Türkiye' nin ulusal kimliği kazandırılmıştır. Kemalizm 
Türkiye için yalnızca Cumhuriyet rejimini tanımaktadır. Kemalizm 
insanların arzularını yerine getirebilecek yegane rejimin cumhuriyet
 rejimi olduğuna inanmaktadır.

HALKÇILIK

           Gerek içeriği gerekse hedefleri açısından bakıldığında, 
Kemalist Devrim ayrıca bir sosyal devrim niteliği de taşımaktaydı.
Bu devrim seçkin bir grup tarafından genel olarak halka yönelik bir 
biçimde gerçekleştirilmişti. Kemalist Devrimler, özellikle İsviçre 
Medeni Kanunu olmak üzere batı kanunlarının Türkiye' de uygulamaya 
konmasıyla birlikte kadınların statüsüne kökten değişiklikler getirmiştir. 
Üstelik, 1934 yılında kabul edilen bir kanun ile kadınlar seçme hakkını 
almışlardır. Atatürk çeşitli ortamlarda Türkiye'nin gerçek Yöneticilerinin 
köylüler olduğunu söylemiştir. Aslında bu durum Türkiye için bir gerçek 
olmaktan çok bir hedef niteliğindeydi.Gerçekte, halkçılık ilkesi için 
yapılan resmi açıklamada Kemalizmin sınıf ayrıcalıklarına ve sınıf 
farklılıklarına karşı olduğu ifade edilmekte ve hiçbir bireyin, ailenin, 
sınıfın veya organizasyonun diğerlerinin daha üzerinde olmasını kabul 
etmiyordu. Kemalist ideoloji, aslında, Türk vatandaşlığı olarak ifade 
edilen bir fikre dayanmaktaydı. Gurur ile birleşen vatandaşlık fikri, 
onların daha fazla çalışmaları için gerekli psikolojik teşviki sağlayacak, 
birlik fikri ve ulusal bir kimliğin kazanılmasına yardımcı olacaktı.

LAİKLİK

        Kemalist laiklik yalnızca devlet ve dinin birbirinden ayrılması 
anlamına gelmiyor, ayrıca dinin eğitim, kültürel ve yasal konulardan da 
ayrılması anlamını taşıyordu. Laiklik, düşünce özgürlüğü ve kuruluşların 
dini düşünce ve dini kuruluşların etkisinden bağımsız olmaları anlamına 
geliyordu. Böylece, Kemalist devrim ayrıca laik bir devrim idi. Kemalist
devrimlerin birçoğu laikliği gerçekleştirmek amacıyla yapılmış ve diğer 
birçoğu ise laikliğe ulaşılmış olması nedeniyle gerçekleştirilebilmiştir. 
Kemalist laiklik ilkesi Tanrı karşıtı bir ilke değildi. Bu akılcı ve dini 
siyasettir dışında tutan bir ilke idi. Bu Kemalist ilke aydınlanmış İslam'a 
değil, çağdaşlığa karşı olan Müslümanlığa karşısındaydı.

DEVRİMCİLİK

         Atatürk'ün ortaya koyduğu en önemli ilkelerden birisi de 
reformculuk veya devrimcilikti. Bu ilkenin anlamı Türkiye'nin devrimler 
yaptığı ve geleneksel kuruluşlarını modern kuruluşlar ile değiştirmiş 
olduğu idi. Geleneksel kavramların iptal edildiği ve modern 
kavramların benimsendiği anlamına geliyordu. Devrimcilik ilkesi, 
yapılmış olan devrimlerin tanınmalarının çok ötesine geçti.

MİLLİYETÇİLİK

         Kemalist devrim ayrıca milliyetçi bir devrim idi. Kemalist
milliyetçilik ırkçı bir yapıda değildi. Bu devrimin amacı, Türkiye 
Cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca Cumhuriyetin 
siyasal yönden gelişmesi idi. Bu milliyetçilik, tüm diğer milletlerin 
bağımsızlık haklarına saygılı idi. Yine bu milliyetçilik, sosyal içerikli 
bir milliyetçilikti. Yalnızca anti - emperyalist değil, aynı zamanda 
gerek hanedan yönetimine gerekse herhangi bir sınıfın Türk 
toplumunu yönetmesine karşı olan bir milliyetçilikti. Kemalist 
milliyetçilik, Türk devletinin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün 
olduğu ilkesine inanmaktadır.

DEVLETÇİLİK

         Kemal Atatürk yapmış olduğu açıklamalarda ve politikalarında 
Türkiye'nin bir bütün olarak modernizasyonunun ekonomik ve teknolojik
gelişmeye önemli ölçüde bağlı olduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda, 
devletçilik ilkesinin de devletin ülkenin genel ekonomik faaliyetlerini
düzenlenmesi ve özel sektörün girmek istemediği alanlara veya özel 
sektörün yetersiz kaldığı alanlara veya ulusal çıkarların gerekli kıldığı 
alanlara yine devletin girmesi gerektiği anlamında yorumlanmaktadır.
Ancak, devletçilik ilkesinin uygulanmasında, devlet yalnızca ekonomik 
faaliyetlerin temel kaynağını teşkil etmemiş, aynı zamanda ülkenin 
büyük sanayi kuruluşlarının da sahibi olmuştur.

 
ATATÜRK DEVRİMLERİ 
 

         Atatürk askeri bir dahi ve karizmatik bir lider olduğu gibi,
aynı zamanda büyük bir devrimciydi. O dönemlerde, Türkiye 
Cumhuriyetinin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi ve kültürel 
açıdan gelişmiş toplumların aktif bir üyesi olabilmesi için, modernize 
edilmesi çok önemli idi. Mustafa Kemal ülkesindeki yaşamı modernize 
etmiştir. Atatürk 1924 ile 1938 yılları arasında, insanlarının kurtuluşları 
ve hayatta kalabilmeleri için yaşamsal öneme sahip olan devrimleri 
hayata geçirmiştir. Tüm bu devrimler, Türk halkı tarafından büyük bir 
coşku ile karşılanmıştı.

Harf Devrimi  

          Atatürk'ün gerçekleştirmiş olduğu en önemli devrimlerden 
birisi, Arap alfabesinin kaldırılması ve Latin alfabesinin kabul edilmesi 
olmuştur. 3 Kasım 1928 tarihinde, yeni Türk Alfabesi kabul edilmiştir. 

Kıyafet Devrimi 

         Kıyafet devrimi ile birlikte, kadınlar çarşaf giymekten 
vazgeçerek, modern kadın elbiseleri giymeye başladılar. Erkekler ise 
fes yerine şapka giymeye başladılar. 

Hukuk Sisteminin Laikleştirilmesi   

         1920 yılında kurulmuş olan yeni Türkiye Devletinin yeni bir 
hukuk sistemine ihtiyacı vardı. Atatürk, Şeriat Kanununun yerine 
İsviçre Medeni Kanununu getirmiş, o dönemde geçerli olan ceza 
yasasının yerine ise İtalyan Ceza Yasasını getirmiştir. Türk Hukuk 
Sistemi ise tüm çağdaş gereksinimler Çerçevesinde modernize 
edilmiştir.

Öğrenimin Laikleştirilmesi  

          19. Yüzyıl başlarına dek, Osmanlı İmparatorluğu bünyesinde 
çeşitli eğitim sistemleri uygulanmaktaydı. Atatürk İslami eğitim 
veren medrese sisteminin yeni toplumun ihtiyaçlarına cevap 
veremeyeceğini gördü. Bu nedenle, batı modellerine benzeyen yeni 
bir eğitim sisteminin oluşturulması gerekliydi. Böylece, mevcut sistem 
değiştirilerek 1933 yılında bir üniversite reformu gerçekleştirilmiştir. 

Kadınlara Sağlanan Medeni Haklar  

         Atatürk Devrimleri ile birlikte, yüzyıllar boyunca ihmal edilmiş 
olan Türk kadınına yeni haklar tanınmıştır. Böylece kabul edilmiş olan 
medeni kanun gereğince bundan böyle kadınlar da erkeklere tanınan 
haklara sahip olacaklar, resmi görevlere atanabilecekler, oy verme 
ve Millet Meclisine seçilebilme hakkına sahip olabileceklerdir.  Tek 
eşlilik ilkesi ve kadınlara tanınan eşit haklar, Türk toplumuna bir 
canlılık kazandırmıştır.

Atatürk'ün Türk Tarihi ile ilgili Çalışmaları  

           Kültürel alanda bir tür milliyetçilik anlamındaki yazı devrimi 
sonrasında, Atatürk tarih konusuna ağırlık verdi ve 1931 yılında Türk 
Tarih Kurumunu kurdu. Burada, Türkiye Tarihi kapsamlı bir şekilde 
incelenmekte ve değerlendirilmektedir. Bunların dışında, Yeni Takvim, 
Ağırlıklar ve Ölçüler, Tatiller ve Soyadı Kanunu gibi diğer birçok 
devrimler de gerçekleştirilmiştir. Bu konudaki bazı örnekler arasında 
1924 Hafta sonu Yasası, 1925 Uluslararası Zaman ve Takvim Sistemi, 
1926 Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu, 1933 Ölçü Sistemleri ve 
1934 Soyadı Yasası sayılabilir. 1932 yılında Büyük Millet Meclisi
tarafından kabul edilen yasa gereğince Türkler soyadı aldılar ve 
Milletin liderine de "Türklerin Babası" anlamına gelen Atatürk soyadı 
verildi.


CUMHURİYETİN 10.YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE  ATATÜRK' ÜN NUTKU 
 

ORJİNAL

 
         Türk Milleti!
       Kurtuluş savaşına başladığımızın 15'inci yılındayız. Bugün 
cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. 
Kutlu olsun! Bu anda büyük Türk milletinin bir ferdi olarak bu kutlu 
güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim. 
Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en 
büyüğü, Temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan
Türkiye Cumhuriyetidir. Bundaki muvaffakiyeti Türk milletinin ve onun 
değerli ordusunun bir ve beraber olarak azimkara ne yürümesine 
borçluyuz. Fakat yaptıklarımızı asla kafi göremeyiz. Çünkü daha çok 
ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. 
Yurdumuzu dünyanın en mamur ve en medeni memleketleri
seviyesine çıkaracağız. Milletimizi en geniş refah, vasıta ve kaynaklarına 
sahip kılacağız.Milli kültürümüzü muasır medeniyet seviyesinin üstüne 
çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü geçmiş asırların gevşetici 
zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre 
düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle, daha çok çalışacağız. Daha az 
zamanda, daha büyük işler başaracağız.  Bunda da muvaffak olacağımıza 
şüphem yoktur. Çünkü, Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti 
çalışkandır. Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti milli birlik ve 
beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin 
yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında 
tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebarüz ettirmeliyim 
ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel 
sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin 
yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtri zekasını, ilme bağlılığını,
güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü 
vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür. 
Türk milletine çok yaraşan bu ülkü, onu, bütün beşeriyete hakiki 
huzurun temini yolunda, kendine düşen medeni vazifeyi yapmakta,
muvaffak kılacaktır.

        Büyük Türk Milleti,
        On beş yıldan beri giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vaadeden 
çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiçbirinde, milletimin 
hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, 
aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, milli ülküye, tam bir bütünlükle 
yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medeni 
alem, az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, 
Türklüğün unutulmuş büyük medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, 
bundan sonraki inkişafıyla, atinin yüksek medeniyet ufkunda yeni 
bir güneş doğacaktır.

        Türk Milleti!
       Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını 
daha büyük şereflerle, saadetlerle huzur ve refah içinde kutlamanı 
gönülden dilerim.
                                       Ne Mutlu Türkü Diyene !                                            


                                                                  Ankara, 29 Ekim 1933
 


GENÇLİĞE HİTABE 
 

        Sayın baylar, sizi, günlerce işlerinizden alıkoyan uzun ve ayrıntılı
 sözlerim, en sonu tarihe mal olmuş bir çağın öyküsüdür. Bunda, ulusum 
için ve yarınki çocuklarımız için dikkat ve uyanıklık sağlayabilecek kimi 
noktaları belirtebilmiş isem kendimi mutlu sayacağım.

       Baylar, bu söylevimle, ulusal varlığı sona ermiş sayılan büyük 
bir ulusun, bağımsızlığını nasıl kazandığını; bilim ve tekniğin en son 
ilkelerine dayanan ulusal ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmaya 
çalıştım.

       Bugün ulaştığımız sonuç, yüzyıllardan beri çekilen ulusal yıkımların 
yarattığı uygarlığın ve bu sevgili yurdun her köşesini sulayan kanların 
karşılığıdır.

       Bu sonucu, Türk gençliğine kutsal bir armağan olarak bırakıyorum.

     Ey Türk gençliği ! Birinci ödevin ; Türk bağımsızlığını, Türk 
Cumhuriyetini, sonsuzluğa değin korumak ve savunmaktır .

      Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel, senin en 
değerli güven kaynağındır. Gelecekte de, yurt içinde ve dışında, seni 
bu kaynaktan yoksun etmek isteyen kötücüller bulunacaktır . Bir gün, 
bağımsızlığını ve cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan; ödeve atılmak 
için, içinde bulunacağın durumun olanaklarını ve koşullarını 
düşünmeyeceksin! Bu olanaklar ve koşullar çok elverişsiz olabilir.
Bağımsızlığına ve cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar , bütün 
dünyada benzeri görülmedik bir utku kazanmış olabilirler. Zorla ve 
aldatıcı düzenlerle sevgili yurdunun bütün kaleleri alınmış, bütün 
gemilikleri ele geçirilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine 
düşman girmiş olabilir. Bütün bu koşullardan daha acıklı ve daha 
korkunç olmak üzere, yurdunda, iş başında bulunanlar, aymazlık ve 
sapkınlık içinde olabilirler. Üstelik, hainlik de yapabilirler . Daha kötüsü,
iş başında bulunan kişiler, kendi çıkarlarını, yurduna girmiş olan 
düşmanların siyasal erekleriyle birleştirebilirler. Ulus, yoksulluk ve 
sıkıntı içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.

       Ey Türk geleceğinin gençliği! İşte, bu ortam ve koşullar içinde bile 
ödevin, Türk bağımsızlığını ve Cumhuriyetini kurtarmaktır !   Bunun için 
gereken güç, damarlarındaki soylu kanda vardır!

                                                                                                               M.K.ATATÜRK
                                                                                                               Söylev'den, 20 Ekim 1927

 Aslı, NUTUK'tan
 





 



Bayrak
Anket
12 EYLÜL 2010 ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN NE DİYORSUNUZ

EVET

HAYIR

FİKRİM YOK

Ankete katılmak icin giriş yapmalısınız.
Kısa Mesaj
Mesaj gönderebilmek için giriş yapmalısınız.

ardahanli
05 Eyl : 23:28
hayır verin yedikleri yanına kar kalmasın .

ozturkaslan
05 Eyl : 13:57
bütün isl aleminin kadir gecesini kutlar bin aydan daha hayırlı olan bu ayın tüm isl alemine hayırlar getirmesini yüce allahdan niyaz ederim

ozturkaslan
03 Eyl : 19:32
evet deyin sonunuz selet olsun

ORHAN
19 Ağu : 11:15
hayırda hayır vardır.hayır verin hayırsıza

BINALI KILIC
16 Ağu : 13:28
DEĞERLİ SİTE ÜYELERİMİZ 12 EYLÜL 2010 TARİHİNDE YAPILACAK ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN ANKETİMİZE KATILINIZ

resat celik
16 Ağu : 12:05
bütün islam aleminin ramazanı mubarek ve hayırlara vesile olsun

ozturkaslan
15 Ağu : 19:08
efrail yeşil yurda allahdan rahmet yakınlarına baş sağlığı diliyorum

SARICAM1970
12 Ağu : 17:38
EFRAYIL YEŞİLYURT'A ALLAHTAN RAHMET AİLESİNE SABIR VE BAŞSAĞLIĞİ DİLERİM VAHDETTİN SARİÇAM

BINALI KILIC
11 Ağu : 09:07
TÜM SİTE ÜYELERİMİZE VE KÖYLÜLERİMİZE HAYIRLI RAMAZANLAR DİLERİM.

sevriye
09 Ağu : 14:59
efrail yeşilyurt allahtan rahmet ailesine baş salığı dilerim sevriye sarıc

Kısa Mesaj Arşiv
ARDAHAN İLİ OVAPINAR KÖYÜ KÜLTÜREL VE SOSYAL DAYANIŞMA DERNEĞİ, 315 SOKAK NO:64/A VALİ RAHMİ BEY MAH.BUCA-İZMİR TEL : 0232 448 40 75